
Blokzincir ağları büyüdükçe ve saniyedeki işlem sayıları arttıkça, ağdaki düğümlerin (node) üzerine binen veri yükü de devasa boyutlara ulaşır. Geleneksel bir blokzincir yapısında, bir bloğun geçerli sayılabilmesi için ağdaki tam düğümlerin (full node) o bloktaki tüm işlem verilerini tamamen indirmesi ve doğrulaması gerekir. Ancak bu durum, donanım gereksinimlerini artırarak ağı merkeziyetsizlikten uzaklaştırır. İşte bu ölçeklenebilirlik çıkmazını çözmek için geliştirilen Veri Kullanılabilirliği Örneklemesi (Data Availability Sampling - DAS), düğümlerin tüm veriyi indirmeden de bloğun doğruluğundan emin olmasını sağlayan devrimsel bir matematiksel yöntem sunar.
DAS teknolojisinin merkezinde, bilgisayar bilimlerinde uzun süredir kullanılan "Silme Kodlaması (Erasure Coding)" adı verilen bir matematiksel formül yer alır. Bir blok üreticisi, blok içerisindeki verileri ağa yaymadan önce bu formülü kullanarak veriyi belirli oranlarda genişletir ve yedekli parçalar haline getirir. Bu matematiksel genişletme sayesinde, bloktaki verilerin yarıya yakını (örneğin %50'si) kaybolsa veya kötü niyetli bir üretici tarafından gizlense bile, kalan diğer yarısı kullanılarak bloğun tamamı hatasız bir şekilde yeniden inşa edilebilir.
Bu hazırlığın ardından, ağdaki düşük donanımlı hafif düğümler (light node) devreye girer. Hafif düğümler bloğun tamamını indirmek yerine, genişletilmiş bu veri kümesinden tamamen rastgele seçtikleri birkaç küçük veri parçasını (örnek) talep ederler. Eğer seçilen bu rastgele parçalar ağdan başarıyla çekilebiliyorsa, düğüm matematiksel olarak o bloğun tüm verilerinin erişilebilir olduğuna ikna olur. Her bir hafif düğümün bağımsız olarak yaptığı bu birkaç turlu rastgele örnekleme birleştiğinde, ağın genelinde bloğun gizlenmediğine dair %99,9'un üzerinde bir kesinlik oranına saniyeler içinde ulaşılır.
Veri Kullanılabilirliği Örneklemesi, blokzincir ekosistemine sadece hız kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda ağın güvenliğini katmanlı bir şekilde artırır. Kötü niyetli bir blok üreticisinin hafif düğümleri kandırabilmesi için blok verilerinin yarısından fazlasını gizlemesi gerekir. Ancak DAS kullanan bir ağda, yüzlerce veya binlerce hafif düğüm sürekli rastgele örnekler talep ettiği için, üreticinin bu kadar büyük bir veri boşluğunu düğümlere yakalanmadan gizlemesi istatistiksel olarak imkansızdır. Hafif düğümler, donanımlarını yükseltmek zorunda kalmadan neredeyse tam düğüm seviyesinde bir güvenlik filtresi oluşturmuş olurlar.
Bu teknoloji, özellikle son dönemde öne çıkan modüler blokzincir mimarilerinin ve Katman 2 (Layer 2) rollup çözümlerinin ana taşıyıcı sütunudur. Rollup yapıları binlerce işlemi tek bir paket halinde ana ağa gönderdiğinde oluşan veri sıkışıklığı, DAS sayesinde bir problem olmaktan çıkar. Blok boyutları büyüse bile, hafif düğümlerin indirmesi gereken örnek boyutu sabit kaldığı için ağ güvenli bir şekilde büyümeye devam edebilir. Sonuç olarak DAS, blockchain ağlarının merkeziyetsizlikten ve güvenlikten ödün vermeden, küresel ölçekte veri işleme kapasitesine ulaşmasının önündeki en büyük teknik engellerden birini ortadan kaldırmaktadır.