
Web servisleri ve uygulamalar arası iletişim söz konusu olduğunda, geliştiricilerin karşısına çıkan mimari yaklaşımlar sistemin performansını, kod karmaşıklığını ve esnekliğini doğrudan etkiler. Günümüz internet dünyasında web sitelerinin, mobil uygulamaların ve mikro servislerin veri alışverişi için en sık tercih ettiği hiyerarşik model REST API mimarisidir. Diğer tarafta ise özellikle blokzincir (Web3) ekosistemlerinde, finansal teknolojilerde ve düşük gecikmeli iç servis iletişimlerinde tahtını sağlamlaştıran JSON-RPC (Remote Procedure Call) protokolü yer alır. Her ikisi de temelde JSON veri formatını kullansa da, felsefeleri, çalışma mantıkları ve veriyi işleme biçimleri açısından birbirlerinden taban tabana ayrılırlar.
REST API ve JSON-RPC arasındaki en köklü fark, veriye ve işlemlere bakış açılarında yatar. REST mimarisi tamamen kaynak (resource) odaklı tasarlanmıştır. Bu modelde sistemdeki her bir öge (örneğin bir kullanıcı, bir ürün veya bir cüzdan) benzersiz bir URL (endpoint) ile temsil edilir ve bu kaynaklar üzerinde işlem yapmak için standart HTTP metotlarından (GET, POST, PUT, DELETE) yararlanılır.
JSON-RPC ise tamamen eylem (procedure/method) odaklı bir felsefeyle çalışır. Bu protokolde karmaşık URL yapıları veya farklı HTTP metotları bulunmaz. Genellikle tek bir endpoint üzerinden sadece POST istekleri gönderilir. İsteğin gövdesinde (body), sunucuda çalıştırılması istenen fonksiyonun adı (method) ve bu fonksiyona gönderilecek parametreler (params) yer alır. Bir nevi, uzaktaki bir sunucunun kod bloklarını doğrudan kendi bilgisayarınızdaki bir fonksiyonu çağırıyormuş gibi tetiklemenizi sağlar.
REST API mimarisinde, bir istemcinin farklı veri türlerine ulaşabilmesi için genellikle birden fazla adrese (endpoint) ardışık istekler atması gerekir; bu da ağ üzerinde belirli bir hantallık ve gecikme yaratabilir. Ayrıca REST, HTTP protokolüne sıkı sıkıya bağlıdır.
JSON-RPC ise tek bir istek paketi içinde birden fazla fonksiyon çağrısını tek seferde sunucuya iletebilme (batching) yeteneğine sahiptir. Bu sayede ağ üzerindeki git-gel trafiği ve gecikme süreleri minimuma indirilir. Üstelik JSON-RPC, sadece HTTP ile sınırlı kalmayıp çok daha hızlı ve çift yönlü iletişim sunan WebSockets veya TCP gibi alt ağ katmanlarında da kusursuz bir şekilde çalıştırılabilir.
Geniş dökümantasyon ihtiyacı olan halka açık web servisleri, e-ticaret platformları ve mobil uygulama arka uçları (backend) için REST API, sunduğu küresel standartlar ve güçlü önbellekleme (caching) yetenekleri sayesinde endüstrinin mutlak lideridir. İstemci ile sunucu arasında gevşek bir bağ kurarak sistemlerin bağımsız büyümesine izin verir.
Buna karşın, Ethereum veya Solana gibi büyük blokzincir ağlarının düğümleriyle (node) iletişim kurmak, akıllı sözleşme fonksiyonlarını tetiklemek veya anlık bakiye sorgulamak istendiğinde endüstri standardı tamamen JSON-RPC'dir. Verinin anlık değiştiği, katı fonksiyon çağrılarına ihtiyaç duyulan ve ağ optimizasyonunun hayati önem taşıdığı yüksek performanslı finansal sistemler ve mikro servis mimarileri için JSON-RPC, REST'in getirdiği hiyerarşik yükleri ortadan kaldıran en pratik mühendislik çözümüdür.